ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ Besin Noksanlıkları, Hastalık, Zararlıları, Bitki besleme, Yıllık Bakımı


ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ 

Kış mevsiminde soğuklara dayanıklı olan eriklerde soğuğa olan dayanıklılık ilkbaharda havaların ısınmasıyla azalmaya başlar. Çiçeklenme devresinde duyarlılık iyice artar. Eriklerde taç yaprağının ucu görülen kapalı tomurcukların -3.1 ile -1.1 0C ye; açmış çiçeklerin -2.2 ile 0.6 0C ye ; genç meyvelerin -1.1 ile -0.6 OC ye dayandığı bilinmektedir. Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa erikleri +7.2 OC 'nin altında 1000 saatten fazla bir soğuklama süresi isterler. japon eriklerinde ise bu süre 600 saat kadardır.

 

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İŞLEME

Yağışlı bölgelerde çayır bitkileri kullanarak bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulur. Örtü bitkisi büyüyünce biçilirler. Yağışı az bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak temiz tutulmaya çalışılır. Böyle bölgelerde bahçeler sonbaharda sürülür. İlkbaharda toprak tava gelince Şubat sonu veya mart içinde ikinci kez sürülür.

 

Mayıs ayında yapılan üçüncü sürümden sonra sulama kanalları açılır. Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Sulama nedeniyle yazın bahçeler otlanırsa sulama kanallarını bozmamak için toprağı sürmek yerine ot biçimi tercih edilmelidir. Erik kökleri toprak yüzeyine yakın bir kısımda yayılmış olduğundan derin toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.

 

ERİK BİTKİ BESİN NOKSANLIKLARI

Eriklerde Demir noksanlığı halinde ortaya çıkan belirtiye kloroz yada sarılık denir. Araz kendisini daha çok kireçli ve besin bakımından zayıf topraklarda gösterir. Bilhassa yağışlı mevsimlerde araz şiddetlenmektedir.

Kloroz’un demir noksanlığından ileri geldiği durumlarda yaprak damarları yeşil, buna mukabil damarlar arası doku sarıdır. Belirti genç yapraklarda başlar, yaşlı yapraklara doğru ilerler. Böyle yaprakların kenarlarında zamanla kırmızımtırak veya kahverengi kurumalar oluşur. Fotosentezin aksaması nedeni ile gelişme yavaşlar, verim düşer ve neticede ağaç ölebilir.

Kloroz, bitki bünyesine alınan ihtiyaç fazlası kirecin, bitki bünyesinde bulunan serbest demirin tutmasından ileri gelir. Klorofil teşekkülünde katalizatör olarak görev yapan demir, kireç tarafından tutulduğu hallerde bu görevi yapamaz.

Demirin tutulması sadece bitki bünyesinde olmaz. Aşırı kireçli topraklarda Demir II bileşikleri. Demir III bileşiklerine dönüşerek toprağa bağlanır ve bitki tarafından alınamaz.

Erik ağaçlarında azot noksanlığında, yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.
Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.
Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.
Sürgün gelişimi zayıftır.
Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.
Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.
Erik ağaçlarında bor noksanlığı benzer zararlanmalar yaparlar. Çiçek soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar. Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler. Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez.
Erik ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür.
Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur. Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığın dan ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır. Acı benek dalda ya çok geç dönemde veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.

Erik ağaçlarında çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur. Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar. Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder. Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.

Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.

 Erik ağaçları çeşitlerine göre çinko noksanlığını duyarlık bakımından aralarında büyük farklılıklar gösterirler.


Erik ağaçlarında fosfor noksanlığında yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olurlar. Yaprak saplan kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar ay yapacak şekilde dik dururlar. Seyrek bir yaprak sistemi vardır. Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nekrozlar oluşur. Erken yaprak dökümü görülür. Çiçek ve meyve sayısı azdır. Meyveler küçük kalır ve olgunlaşmadan dökülür. Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir dokuya sahip olup, tatsızdırlar. Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu takdirde de meyve eti yine kaba dokulu olur.  
Erikde magnezyum noksanlığında özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı bazen grimsi yeşil renkli lekeler oluşur.
Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler.
Lekeler hızla kırmızımsı kahverengi nekrozlara dönüşür.
Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür.
Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar.
Golden Delicious çeşidi Eriklar magnezyum noksanlığına fazla duyarlıdırlar.
Erik ağaçlarında mangan noksanlığı simptomları birbirlerine benzerlik gösterir.
Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.
Erik potasyum noksanlığında yaprakların kenarlarında esmer ve kahve renkli kloroz oluşur ve bu bölgeler kurur.
Buna karşılık yapraklar bu haliyle ağaç üzerinde çok uzun süre kalabilirler.
Meyveler küçük ve soluk, kalın kabuklu olurlar.
Seker miktarı az ve tadı ekşi olur.
Erik ağaçlarında potas eksikliğinde evvela yapraklarda sararma başlar, sonra kahverengi olan yapraklar tamamıyla kuruyup ölür. Kurak senelerde potas eksikliği daha fazla zararlı olur.
Potasyum ağaçların fotosentez, nişasta ve şeker yapmasında tesiri olan bir elemandır.
Çiçek gözlerinin teşekkülünde rol oynadığı için dolayısıyla potasyum periyodisiteyi önler.

  

TANK SIRALAMASI
Sırasıyla ÜRÜN ADI İÇERİK
1 GOLDEN WET PH DÜŞÜRÜCÜ- YAYICI YAPIŞTIRICI
2 GOLDENMIX BİTKİ BESİNİ
3 İNSEKTİSİT BÖCEK İLACI
4 FUNGUSİT MANTAR İLACI  (Ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra)
 
GOLDEN WET
İlaçlama suyunun PH sını düşürür, ilacın bozulmasını önler. İlaçlar bitkiye uygulandıktan sonra ilacın yaprağa yayılmasını sağlar, yapraktan akmasını önler.
100 LİTRE SUYA
50 cc
 
BOOLTEX

Toprak pH sını düşürür. Demir, Fosfor ve fosfatların alımını kolaylaştırır. Toprakta bulunan kireci bitki tarafından alınabilir kalsiyuma çevirir, kireci giderir. (Yararlı toprak pH sı 6.4 tür )

SEZON BAŞINDA İLK SULAMADA UYGULAYIN....

DÖNÜME
1 KG
 
GOLDENMIX
1. uygulama, Yapraklar fare kulağı kadar olduğunda
2. uygulama, Meyve tutumunda
3. uygulama Hasattan 45 gün önce  yapılır.
100 lt suya
150 cc
200 cc
300 cc
 
GOLDEN ÇİNKO Gözler patladığında ve çiçeklenme bittikten sonra uygulanır. En önemli uygulanma zamanı ise meyve toplandıktan (erken sonbaharda, yaprak henüz düşmeden) yapılandır. Gelecek ilkbaharın gözlerinde çinko birikimini ve sağlıklı yeni sürgünlere olanak sağlar. 100 lt suya
80 - 100 cc
 
COMPLEX Organik Esaslı Damla sulama - Salama sulama gübresi.
İlk sulamada veya Meyve teşekkülünden hemen sonra.
DÖNÜME
5 - 7 KG
 
GOLDEN DROP

GOLDEN DROP FOSFOR

Sezon Başında

golden drop dengeli

Sezon Ortasında

GOLDEN DROP POTAS 

Hasattan 45 gün önce

100 LİTRE SUYA
 
GOLDEN POTAS Hasattan 45 gün önce veya potasyum eksikliği görüldüğünde. 100 lt suya
150-200 gr
Bitki Besin Noksanlıkları ve arazları ve NOKSANLIK RESİMLERİNİN TAMAMINI ANLATAN Ceviz yetiştiriciliğini İNCELEYİNİZ.

Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır. Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir.

Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür. Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir.

Meyveler de görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, Golden Ca nın doğrudan meyveye yaprağa püskürtülmesidir.

Bilgisayarınızı, tabletinizi,

cep telefonunuzu alın araziye gidin.

Web sitemizi açın teşhisinizi yapın.

ARAMAKTAN ÇEKİNMEYİN.

Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır.

Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir.

 

Erik bahçelerine verilecek gübre miktarı toprak işleme usulüne, toprağın karakterine, ağacın büyüme gücüne, yaşına, alınan mahsul miktarına göre değişir. En iyisi verilecek gübre miktarı toprak ve yaprak analizleri ile tespit edilmelidir.

Erik bahçelerinde fidan dikilmeden evvel bir temel gübreleme yapılmalıdır. Dikimden sonrada bahçe her yıl gübrelenmelidir.

Erik ağaçları lüzumlu fosforu kuvvetli kökleri ile topraktan almak iktidarındadır. Fosfor ağacın büyümesine ve mahsulün artmasına yarar. Pek az hareket eden bir eleman olması dolayısıyla fosforlu gübreleri köklerin bulunduğu sahaya vermek hususuna dikkat edilmelidir

 

Erik ağaçlarına verilecek gübre miktarı, topraktaki besin maddeleri durumuna, toprağın tipine, ağaçların yaşına, alınan ürün miktarına, ekolojik bölgeye ve ağaçların gelişme durumuna göre değişir. Verilecek gübre miktarının yaprak ve toprak analizine göre belirlenmesi en uygun yöntemdir.

 

Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan önce verilmelidir. Erik ağaçları azotun hem sülfat, hem de nitrat formuna cevap verirler. Gübreyi seçerken fiyat etmeni de göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak pH'sı 6.5'un altında olan topraklarda amonyum sulfat kullanmaktan kaçınmak gerekir. Üre ise toprak pH'sı 5.0'in altında olan topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin haziran ortasından sonra uygulanması önerilmez. Geç uygulamalar meyvede renk oluşmasını azaltır, sonbaharda sürgünlerin uzamasına neden olur ve kış soğuklarından zararlanmayı arttırır.

 

Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve veren ağaçlarda sıralar arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri çevresine gelecek şekilde verilmelidir.

 

Kimyasal gübrelerin yanı sıra 2 yılda bir ağaç başına 50 kg iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için) verilmelidir. Ayrıca yeşil gübreleme yapılması yararlıdır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI

Kendine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa her çeşit bir blok halinde bahçeye yerleştirilmelidir. Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi zorunludur. Tozlayıcı oranı 1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazla çeşitlerle kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde dizilmelidir.

 

En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken çeşidin iyi özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine,çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

 

Tozlayıcı sayısı, tozlayıcı çeşidin ekonomi ve pazarlama yönünden amaca uygun bir çeşit olup olmamasına göre ayarlanmalıdır. Amaca uygun bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir. Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.

 

Ayrıca bahçe kurulurken tek çeşit kapama bahçe yerine birden fazla çeşit kullanılması meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.

Kışı ılıman geçen ve en fazla yağışlı olmayan bölgelerde fidanlar Kasım-Aralık ayından itibaren dikilebilirler. Dikim ilkbahar gelişme devresinin başlamasına kadar devam edilebilir. Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde ise dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır.

 

 

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA

Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde erikleri sulamadan da yetiştirilebilirler. Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde sulamanın yapılması zorunludur. Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel geliştiklerinden bunların su istekleri derin köklü meyve türlerine göre daha fazladır. Mevcut türler arasında P. cerasifera türleri kuraklığı en fazla dayanır. Ege bölgesinde erik bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar yağışlarına kadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır. Sulama çeşitli şekillerde yapılır. Sulama karık, çanak, tava yöntemi veya karık-çanak, kombinasyonları şekillerinden birisi kullanılır. Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir. Damlama sulama ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.

  

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ANAÇLAR

Anaç kalem üzerine; ağaç şekli ve büyüklüğü, çeşitli toprak ve iklim şartlarına adaptasyonu, mahsule yatma ve mahsül kalite ve kantitesi, çeşitli hastalık ve zararlılara dayanıklılık yönünden etki etmektedir. Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki grupta toplanır.

Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.

 

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MEYVE SEYRELTMESİ

Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle yapılır.

Erik meyveleri küçük olduğundan elle seyreltme oldukça masraflıdır. Geç olgunlaşan çeşitlerde elle seyreltme haziran dökümünden sonra uygulanır. Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince yapılmalıdır. Yeşil olarak tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.

Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme Eriklardaki kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bir kısmı DNOC'li bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür. Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir. Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara atılır.

 

HASAT

En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, tam tatlılaştıkları ve eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerinde olgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat daha erken yapılmalıdır.

 

Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin edilir.

Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat edilirler. Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır. Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat edilirler.

 

DEPOLAMA

Erikler en uygun olarak 0 C veya -0.5 C'de saklanırlar. Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta, Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur. Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 C de yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.

 

ERİK HASTALIK VE ZARARLILARI

 

Armillaria Kök Çürüklüğü Hastalığı (Armillaria Mellea)

Armut Ilaclama Programı
Baglarda Ilaclama Prog
Ceviz Ilaclama Programi
Elma Ilaclama Programi
Erik Ilaclama Programi
Kayisi Ilaclama Programi
Kiraz Visne Ilaclama Prog
Şeftali Ilaclama Programi
Şeftali yıllık bakımı
resimlerle anlatım

Bakteriyel Kanser Ve Zamklanma (Pseudomonas Syringae Pv. Syringae)

Erik Pası (Tranzschelia Pruni-Spinosae )

Eriklerde Cep Hastalığı (Taphrina Pruni)

Kök Kanseri Hastalığı (Agrobacterium Tumefaciens)

Monilya (Mumya) Hastalığı (Monilia Laxa)

Sert Çekirdekli Meyvelerde Sitospora Kanseri (Cytospora Spp.)

Yaprak Delen (Çil) Hastalığı (Coryneum Beijerinckii)

Erik Cucelik Virüsü

Halkalı Leke Virüs Hastalığı (Purunus Necrotik Ring Spot Vırusı )

Şarka Virüs Hastalığı (Plum Pox)  

 

Ağaç Sarı kurdu (Zeuzera Pyrina)  

Altın Kelebek (Euproctis Chrysorrhoea)

Amerikan Beyaz kelebeği (Hyphantria Cunea)

Armut Kaplanı (Stephanitis Pyri)

Armut Kırmızı kabuklu Biti  (Epidiaspis Leperii)

Bakla Zınnı (Epicometis (=Tropinota) Hirta)

Erik İç kurdu (Cydia Funebrana)  

Erik Koşnili (Sphaerolecanium Prunastri)  

Erik Unlu Erik Unlu Biti

Kahverengi Koşnil (Parthenolecanium Corni) >

Kırmızı Örümcekler  (Akarlar)  

Meyve Ağacı Dip kurtları (Capnodis Spp.)  

Meyve Testereli Arıları (Hoplocampa Spp.)

San Jose Kabuklu biti (Quadraspidiotus Perniciosus)  

Şeftali Güvesi (Anarsia Lineatella)

Tomurcuk Tırtılları  

Toprakaltı Zararlıları (Polyphylla Spp., Melolontha Spp., Anoxia Spp.) 

Yaprak bitleri  

Yaprak bükenler  

Yaprak Galeri güveleri

 

Meyve Göz kurtları

    Elma Göz kurdu (Anthonomus Pomorum L.)

    Badem Göz kurdu (A. Amygdali Hust.)

 

Yazıcı Böcekler

    Meyve Yazıcı böceği (Scolytus Rugulosus)

    Badem Yazıcı böceği (S. Amygdali )

 

 

Hastalık veya zararlı etkisiyle, Zayıf ve Yorgun olan bitkiye, tek başına ilaç vermeyin, Strese sokmayın.
Strese giren ağaç bir hafta on gün kendine gelemez, ürün geç yetiştirir, pazar kaybolur.
Ürününüz ucuza satılır.
Her ilaçlamada, muhakkak GOLDEN WET ve GOLDENMIX le beraber ilaç verin.

ÜRÜNLERİMİZİ ZİRAİ İLAÇ BAYİLERİNDEN veya      www.TarimMarketi.com     dan TEMİN EDEBİLİRSİNİZ